Love yourself

Fotoğraflar Çağdaş Eren

Merhaba!  Yeni yıl yaklaşırken ve kış da artık iyice kendini hissettirmişken, kışlık kombinlerin tam zamanı:) Bu hafta ben de bloga  Deichmann ile hazırladığımız 3 farklı stil yükleyeceğim, yanında da sizinle belirlediğimiz içeriğinde sohbet havasında yazımı yazıyor olacağım:) Birinci stil, biraz asi. Benim maşalı dalgalı saçlarım ve Heidi gülümsemem ile ne kadar asi olunabilirse, o kadar:))) Kombine ait tüm detayları en aşağıda linkleriyle bulabilirisiniz, haydi yazımıza başlayalım:)
Başlığımız kendini sev! Herşeyden önce, hayatta mutlu olmak, iyi hissetmek için birinci şart kendimizle barışık olmak ve kendimizi sevmek:) İnstagrama gelen yorumların hepsini birer birer okudum. Beslenme düzeni, hayatımı nasıl organize ettiğim ve çocukluğumu nasıl geçirdiğim konuları en çok yorum bırakılanlardan olmuş. Bugün beslenme düzenim ile başlıyoruz, bu hafta gelecek diğer iki yazının da konusu diğer ikisi olacak:) Öncelikle beni blogda yazı yazarken bir amaca kavuşturduğunuz ve klavyenin tuşlarına dokunurken daha çok heyecanlanmamı sağladığınız için teşekkürler. Etkileşim içinde olduğumuzu bilmek güzel ve umuyorum ki yazıları okudukça kendinizden birşeyler bulursunuz, bıraktığınız harika yorumlar için ise milyonlarca kez teşekkürler:)
Beni ortaokul yıllarından tanıyan arkadaşlarım şu blog yazısını açıp resimlere baksa sanırım beni tanıyamaz:) Çünkü lise hazırlık sınıfının sonuna kadar oldukça tombuldum. Evet zaten kocaman yanaklarım var, ama inanın daha da tombişlerdi. Siz hayal etmeye çalışın:) İşte lise hazırlık sonundaki yaz tatilinde, sanırım çocuk değil artık genç kız olduğumu hissetmeye başlamış olmalıyım ki, bütün yaz yediklerime inanılmaz dikkat ettim. Ki annem çok güzel kurabiye ve hamur işi yapar, sağolsun, evimizde her gün yenisi pişerdi. Ama o yaz uzak durdum hepsinden ve lise 1. sınıfa gittiğimde arkadaşlarım beni tanıyamadılar:)) Oysa ki daha bir yıl önce, fırından alınmış sıcacık ekmeği, tereyağı ve balla hüp diye yiyen bir tatlıştım:) O zamandan sonra tatlının aslında çok da gerekli birşey olmadığına ve ekmeğin de her öğün yenmeden günün geçirilebileceğine anladım. Sağlıklı bir kiloya gelmem kendimi daha iyi hissetmemi ve daha mutlu olmamı sağladı. Kendime güvenim artmıştı ve daha da önemlisi kendimi seviyordum. İşte ta o yıllardan sonra, zaman geçtikçe, beslenme alışkanlıklarıma hep dikkat ettim. Bu asla minicik porsiyonlar ve aç kalmak değil. Örneğin çikolata ayda belki bir yerim ya da yemem, çok kalorili tatlılar da öyle. Onların yanında, kuru meyveleri, içine dondurma eklediğim sade dondurmayı gönül rahatlığıyla yerim. Ama tabi ki benim de arada kaçırdığım oluyor, hayır diyemediğim kalorili yemekler var. Ama eğer öyle bir kaçamak yaptıysam, o hafta yediklerime dikkat ederim hep. Bol su içerim, bir de içmeyi daha zevkli hale getirmek için içine limon atıyorum. Hayatımdan tatlandırıcı gazlı içecekleri çıkardım, maden suyu ya da ayran bu aralar tükettiğim içecekler. Tüm bunların yanında, minik lokmalar halinde yavaş yavaş yemek yemenin de gerçekten doyma hissini erken almaya yardımcı olduğuna inananlardanım. Günlük kaç kalori aldım diye asla hesaplamam, ama yediklerime yine de dikkat ederim, gün sonunda bugün neler yemiştim diye düşünüp, eğer akşam için evde minik bir atıştırmalık varsa, o günkü tükettiklerime göre kendime dur demeye çalışırım. Ama bahsettiğim gibi, bunları yaptığımda ben mutsuz olmuyorum, aksine yememiş olduğum için ve eğer o tatlıyı yeseydim metabolizmama zaten çok bir katkısı olmadığını bildiğim için daha iyi hissediyorum. Tabi ki tatlıyı yiyince çok daha mutlu oluyorum diyenler olabilir, ama bir düşünün, psikolojik olarak bir yiyeceğin bizi sürekli iyi hissettirmesine ihtiyacımız yok, bizi hayatta mutlu edecek, başka şeyler hobiler yaratabiliriz. İşte burada da hayatıma yoga giriyor. 2013 yılında Boston'dayken tanıştığım yoga, sadece bir spor değil, bence bir yaşam tarzı, benim tabirimle ruha iyi gelen kalorili bir tatlı:) Haftada iki kez yaptığım sporun etkilerini ilk bir-iki ay içinde görmeye başladıktan sonra, sürekli yapamasam da sporun hayatın bir parçası olması gerektiğine karar verdim. Öğrencilik yıllarımda, voleybol, basketbol ve tenis oynamıştım, ama çok efor sarfettiğim o sporlar, çalışma hayatım da yoğunlaşınca benim için çok da yapılabilen sporlar olmaktan çıktı. Bileğimde oluşan zedelenme tenis oynayamamama sebep olmuştu. Ama yoga güçsüz bileğimi güçlendirdi, vücudumu kesinlikle inceltti. Yoganın fiziksel etkilerinden çok, ruha iyi gelmesini de sevenlerdenim. O zor yoga pozu içerisinde, bir saniye daha durmanın (ki inanın o pozdan çıkmak istediğiniz anlar oluyor) belki hayatta karşılaşacağımız zorluğa karşı daha dirençli bir insan olmamıza katkı sağlayacağını bilmek benim hayatımda yoganın var olma sebebi sanırım. O nedenle, bazıları tarafından durağan ve sıkıcı olarak algılanan yoganın, ashtanga ve vinyasa dallarını hareket sevenlere öneririm. Yine çok uzun konuştum:) Ama işte Coco nasıl biri, belki biraz daha size anlatabilmiş oldum. Söylediğim gibi, hayatta size uzun vadede iyi gelecek şeyleri yapmaya özen gösterin. Örneğin o çok kalorili tatlının vereceği kısa süreli mutluluğu değil,uzun dönemde hayatınızda sizi ne mutlu ederdi onu bulmaya çalışın:) Benimkileri biliyorsunuz, örneğin buradan sizlere yazmak mutluluk kaynaklarımdan biri:) Bir sonraki yazıda görüşmek üzere diyelim o zaman:) Yazının sonuna gelebildiyseniz, yorumlarınızı bekliyorum. Sevgiler!
ps. fotoğraflarda üst dudağımdaki asimetri sevgili arkadaşım uçuktan:)
Botlar/Boots: Deichmann AW 15 burada-here
Mont/Jacket: Forever 21 AW 14' benzeri-similar
Kazak/Sweater: Zara AW 14' benzeri-simlar
Gömlek/Shirt: Zara AW 15' burada-here
Bere/Beanie: Mudo AW 14' benzeri-similar
Tayt/Leather pants: Calzedonia AW 15' burada-here
Çanta/Bag: Furla burada-here
Çoraplar/Socks: Calzedonia AW 15' burada-here
Bilezik/Bracelet: Kate Spade burada-here
Saat/Watch: Daniel Wellington burada-here

Sevgiler, Cocobolinho

Comments

sinem gündüz said…
Yazılarınızı okudukça,snaplarinizi ve videolarınızı izledikçe aldığım kararları uygulamak konusunda baya motive oluyorum.Özellikle son 2 yıldır hayatımda bazı şeyleri salmıştım.Derslerim ,formum, bakımım ve sosyal yaşamım vs.Ve hayatımda kendime gelme aşamasında mutluyum çünkü sayesinde daha dik duruyorum.Teşekkürler :)
Berfin Şener said…
Bi bulumia hastası olarak yazılananlar beni gercekden iyilesmeye tesvik ediyor , en kısa zaman da yogaya baslayip yeme duzenimde degisikliklere baslayacagim , tesekkurler hersey icin
Berfin Şener said…
Bir bulimia hastası olarak yazdıklarını büyük bir umutla okudum.En kısa zaman da yogaya baslayıp , yeme duzenimi tekrar gozden geciricem.Hersey icin tesekkurler.
ne, ayda bir çikolata mı :) hadi buda bir yeni yıl kararı olsun, ayda 1 çikolata :) x
Shannon Boyce said…
What an incredible post. I absolutely love how happy and carefree you look in these photos. That is a truly beautiful thing.
the-creationofbeauty.blogspot.com
minikkus said…
o kadar pamuksun ki, tombik halinle de fit halinle de her türlü sevmeliksin:)

misal ben de Ela'yı dogurana kadar hint fukarası gibiydim. deli gibi yerdim, ama ben yerken sanki içimdeki kurt da yediklerimi öğütürdü :P çocukluk hayatım da dahil hep kıl gibiydim yani hehehhh:)

derken minik bi sarıkafa geldi, hayatıma girdi, getirdiği neşeden olsa gerek o coşkuyla daha bi tatlı sever oldum. bide üstüne 30+ olmanın verdiği metabolizma yavaşlığını ekle. oldu mu sana 55 kilo :P Ama sor bakalım pişman mısın o yediğin Didolardan, pastalardan, pişilerden, böreklerden diye:))

Yoga bana da çok duragan geliyo, yani dedigin gibi öyle düşünenlerdenim. Ama ucundan kenarından bi şekilde başlamam lazım spora. Yoksa o yediğim pişiler, pastalar, çok yakında tırmalamaya başlıycak oramı buramı :))

Öperim güzel suratından:*
Elif Eşcan said…
Boyle pozitif isini seven hayata hep pozitif bakan surekli gulumseyen insanlara yani sana :) hepimizin ihtiyaci var. Evet zor zamanlar hep var ama zorluklarla basa cikmak icin caba harcamadikca bu hayatta nasil varolucaz? Senin bu guzel yazilarin pozitif enerjinle emin ol bizde motive oluyoruz. Yoga konusuna kesinlikle katiliyorum :) gerekirse bas asagi dururken o kipkirmizi olan suratimla 2 saniye daha fazla yapsam kendimi mukemmel hissediyoruuuuum !!
Elif Eşcan said…
Boyle pozitif isini seven hayata hep pozitif bakan surekli gulumseyen insanlara yani sana :) hepimizin ihtiyaci var. Evet zor zamanlar hep var ama zorluklarla basa cikmak icin caba harcamadikca bu hayatta nasil varolucaz? Senin bu guzel yazilarin pozitif enerjinle emin ol bizde motive oluyoruz. Yoga konusuna kesinlikle katiliyorum :) gerekirse bas asagi dururken o kipkirmizi olan suratimla 2 saniye daha fazla yapsam kendimi mukemmel hissediyoruuuuum !!
Nini said…
girl, you're so pretty in your cute bonnet! such a nice fall look
xoxo Nini
afashionsplash.blogspot.com
StyleOnTheSide said…
So pretty! I hope you have a wonderful holiday.
xo
styleontheside.com
Yıllardır takip ettiğim güzel diş hekimleri,ben de meslektaşınız oldumm:) sırada uzmanlık.
Yine harikasınız tabii:)

http://iremmerveozbek.blogspot.com.tr/