Boston: Beautiful place


Herkese merhaba! Bu yazının içeriğini ve başlığını ne yapsam diye düşünürken, başlığı üstümdeki sweat, konusu da sizin önerilerinizle 'nasıl ve neden diş hekimi oldum' oluverdi:)) Bu hafta iş inanılmaz yoğun geçiyor, ama ben şu an o yoğunluktan kendimi soyutladım, spotify'dan güzel bir melodi açtım, yumuşacık koltuğumda size bu yazıyı yazarken, iş sonrası meditasyonumu gerçekleştiriyorum. Kombinin ana parçası üzerimdeki sweat:) Ve kesinlikle anısı var. Boston'u ne kadar sevdiğimi ve orada ne kadar güzel ve işimle ilgili çok verimli zaman geçirdiğimi beni iki yıldır takip edenler bilir. İşte iyi ki bu mesleği seçmişim, mutluyum dememi sağlayan anlardan biri daha:)
Nasıl ve neden diş hekimi ve akademisyen oldum? Haydi başlıyoruz:))) Lisedeyken, yabancı dile Karşıyaka Anadolu Lisesi'nde çok sevdiği ingilizce öğretmenleri sayesinde ilgi duyan ve bağlanan ben, üniversite sınavı için alan belirlemek gerektiğinde yabancı dil seçmek istemiştim. Rehber olmak, öğrenebildiğim kadar yabancı dil öğrenip konuşmak, dünyayı görmek istiyordum:)) Ama okulumda yabancı dil bölümünün açılmaması ve yabancı dil istiyorsam başka bir okula nakil olmamın gerekliliği sonrası, lise arkadaşlıklarım ağır bastı ve ben okulumu değiştiremedim:)) Sizin de oluyordur, yıllar önce verdiğiniz bazı kararlar aslında o anda farketmeseniz de, birer dönüm noktası olabiliyor hayatınızda. Önemli olan, şimdi geriye dönüp baktığınızda keşke demiyor olmak. Benim için de öyle. Belki okulumu değiştirip yabancı dil okusaydım da harika bir yol çıkacaktı karşıma, ama o zaman verdiğim kararın beni şu an getirdiği yerlerden memnunum. Önemli olan da bu belki:))
Ve ben, okulumda devam etmeye karar verince, ailemin de etkisiyle sağlıkla ilgili birşeyler okumaya karar verdim. Biyolojiye çok ilgim vardı her zaman. Birisini tedavi ettikten sonra o kişinin yüzünde görülecek gülümseme ve memnuniyet çok kutsal gelirdi bana. Ezberim de çok iyiydi, övünerek söylemiyorum asla, tabi ki ezber anlayışı iyi değil ama tıp ve diş hekimliği alanında ezberiniz iyiyse daha az darbe alıyorsunuz okuldayken:) Bir de sözeli çok severdim. İşte ÖSS'nin kurallarının neredeyse her yıl değiştirildiği 2000 li yılların başında üniversite sınavına girdim. Büyüdüğüm şehir İzmir'den ayrılmak istemiyordum. Annesi ve abisiyle büyümüş bir kız çocuğu olarak, alıştıklarımdan sevdiklerimden uzaklaşmak istemedim. Ne kadar farklı yerleri görme merakım olsa da, zorlu üniversite yıllarında ailemle olmak daha doğru geldi bana. Ve sınav sonrası sadece 4 tercih yaptım. Sonuncusu diş hekimliğiydi. Öncesine tıp yazmıştım, puanım diş hekimliğine yetişti. Şu an nasıl başka tercih yapmadım, ya açıkta kalsaydım diye kendime soruyorum, ama işte yine farkında olmadan verdiğim çok önemli ve riskli kararlardan biriymiş, şimdi anlıyorum:) Diş hekimliği eğitimi ise 5 yıl boyunca gerçekten zorlu, zahmetli ve pahalı öğrencilik süreci içeriyor. Kampüste diğer fakültelerdeki arkadaşlarımız yaz şenliklerinde giderken biz ya diş modeli yetiştirirdik, ya da vizelerimiz olurdu. Hiç sosyal aktivitelere katılamazdık:) Konser sesleri biz vize sorularına yanıt verirken sınıfın duvarlarından sızardı:)) Eve sürekli alçılar, modeller gelirdi. Okuluna süslenerek, özenerek giden üniversite öğrencilerine özenirdim:) Bizlerinse okula giderken her zaman elinde, musluk tamircilerinin kullandığı 'portbag' denilen takım çantası olduğu için, ne giydiğinizin pek önemi kalmazdı:)))  Hayal ettiğim üniversite hayatı bu değil dediğim anları hatırlıyorum:) Ama şimdi o anların hepsini gülümseyerek anısıyorum. Güzel bir sonuca ulaşmak için yaşanması gereken bir süreç gibi... İşte o 5 yılın son döneminde, yurt dışı hayallerimin kapısı Portekiz'e erasmus yapmam ile açıldı ve ben kesinlikle seyahat etmenin, yeni yerler görmenin hayatımın bir parçası olmasına ihtiyacım olduğunu o zaman anladım. Lisedeki yabancı dil meraklısı, rehber olmak isteyen kız uyanmıştı:)) Erasmus dönüşü son derslerimi de verip, dönem birincisi olarak mezun oldum. İşte en önemli soru:) Mezun oldum şimdi ne yapacağım? Yabancı dil kullanmayı seviyordum, birşeyler öğretebilmek, paylaşmak bana iyi geliyordu ve ders çalışmak aslında eğlenceli birşeydi (kabul ediyorum o an daha eğlenceli geliyordu:). Ben de fakültemde doktora sınavına girerek, doktora yapmaya karar verdim. Ardından bana akademik anlamda yol gösteren, her zaman yanımda olan harika hocalarım oldu. Başta doktora hocam. Hep kendime söylerdim ne kadar şanslı biriyimdir diye. Sevdiğim hocalarımdan biri bunu duyunca demişti ki: hayatta şanslarını biraz da kendin yaratırsın, şans gelip hep seni bulmaz:)) İşte ben de, kendi şansımı yaratmaya, mücadele etmeye, belki biraz daha idealist olmaya karar verip akademik hayatı severek o yolda ilerlemeye devam ettim. Bu süreçte harika anılarım da oldu, çok üzüldüğüm anlar da. Ama hayatın kendisi tatlı ve ekşi bir sos gibi değil mi? Önemli olan yaptığınız işi severek yapmak. Akademisyenliğin en sevdiğim yanlarından biri de, farklı ülkelerden araştırıcılar ile iletişim kurup, birlikte çalışmalar yapabilmeniz. İşte Amerika'da çok sevdiğim hocamla birlikte arda arda iki kez Tübitak destekli araştırma projesinde yer almam sayesinde, size o çok sevdiğim Boston paylaşımlarını yapabildim:)) Bunların yanında da, doktoram bitince, kendime ayırdığım anlarda blogda yazmaya başladım. Ve hayatımda herşey bir şekilde ilerledi. Umarım sıkılmadan sonuna gelebilmişsinizdir yazının. Böyle yazmayı seviyorum size, çünkü aslında farkında olmadan o kadar çok şey paylaşıyoruz ki, birbirimiz hakkında merak ettiklerimiz oluyor:) Siz yine bana yorum bırakın, yeni konuyu da beraber belirleriz. Ben şimdi nasıl yazacağım, hangisinden başlayacağım dediğim, tamamlanmış araştırma projelerimizden birinin makalesine devam edeceğim. Bu yıl benim için çok yoğun geçecek, akademik yükseltmem yaklaşıyor çünkü. Hepimize kolay gelsin, sevgiyle kalın! Sizi seviyorum:))) Ne giydiğimin detayları ise en altta, zaten biliyorsunuz! 
Uzun hırka/Cardigan: Chicwish burada-here
Sweatshirt: Mango AW 15' burada-here
Atkı/Scarf: Mango AW 14' benzeri-similar
Jeans: Stradivarius AW 14' benzeri-similar
Çanta/Bag: Marc by Marc Jacobs burada-here
Ayakkanı/Sneakers: New Balance burada-here
Güneş gözlüğü/Shades: Rayban via Sunglass Hut burada-here
Bileklik/Bracelet: Mutluyumcunkushop burada-here

Sevgiler, Cocobolinho

Comments

Anonymous said…
bende dis hekimligi istiyorum ve bu yorumu ders calisma Molam arasında yazıyorum cok guzel bi yazı olmus öncelikle. Bu üniversite hayatındaki ödevlerden derslerden daha cok bahsedep daha ayrıntılı yazarsan beni cooooooook mutlu edersin. Bu bölümün zorlukları beni korkutmuyor degil aslında :))))
Ceren Durukan said…
Yazılarınız çok beğeniyorum bana motivaston kaynağı oluyorsunuz:))) Bu arada aynı okuldayız ben henüz Edebiyat Fakültesi'nde lisans öğrencisiyim ama. Fakültelerimiz karşılıkla okula gözlerim hep sizi arıyor acaba görür müyüm diye ama hiç rastlayamadık :))))
Anonymous said…
Helal olsun size Tebrikler :)
Antee Gurung said…
love the comfy look. you look adorable

btw New Post in my blog
stay in touch'
xoxo
Betül Taşkın said…
Harikasin Gülnihalcim. Cok daha basarili olacagina yurekten inaniyorum. Senin bu azmin, inancin, gayretin ve pozitifligin oldugu surece her istedigini elde edebilecegine eminim.
Yabanci dili secip okul degistirseymissin belki ayni meslekten olurduk:)) ben yabanci dil sinifi icin okul degistirenlerden!! Bende yatili da olsa iyiki degistirmisim diyorum. Cok severek yaptigim bir meslegim var. Belki yine ogretmen olurdum ama (senin de cok sevdigin😊) Ingilizce ogretmeni olamazdim.
Umarim herkes en az bizim kadar isini sever ve layikiyla yapar.
Opücekler sana.😘😘
I hope everybody gets what they wish for!!
Nice cardigan :)
BLOG M&MFASHIONBITES : http://mmfashionbites.blogspot.gr/
Maria V.
Shannon Boyce said…
This is such a great outfit! I love all of the gorgeous layering going on here.
the-creationofbeauty.blogspot.com
Anonymous said…
Ya ben böyle güzel kızlar aptal sarısındır dıyerek kendımı avutuyordum ama sız hem guzel hem akıllı hem basarılısınız kıskanclıktan olucem :))
Maşşallah diyerek bu postu terkedıyorum...
<3
cakram said…
Keyifli bir yazı olmuş bir nefeste okudum ve hayatım film şeridi gibi gözlerimden geçti..Yapmak istediklerim, ertelediklerim, aksilikler yüzünden istediğim mesleği seçememek ve yaşayamadığım onca güzellik...
samimiyetiniz öyle güzel yansıyor ki yaşıma bakmadan tekrar öğrenci olmayı bile düşünüyorum şuan :)
Tebrik ederim ve enerjinizi bize böyle güzel yansıttığınız için teşekkürler :)
<3 :* :))
ozceee said…
Hem akıllı ve çalışkan, hem de güzel ve bakımlı nadir insan vardır. Onlardan birisiniz, ne kadar güzel :)
Unknown said…
Gulnihal yuregine emegine saglik...
Oncelikle sunu belirtmeliyim ki yazdiklarini bi solukta okudum ve kendimi buldum biraz farkla.Lisansim biyoloji ogretmenligi ve bu sene mezun oldum lisansta hayalim okudugum okulda akademsyen olarak kalmak ve yurtdisina gidip gelmek idi.Lisansta icimdeki ogretmenlik askindan ve maddi durumlari dusununce ailemide yalniz birakmamak icin okul bitince guzel tekliflerin gelmesi icinde cabaladim ve nitekimde oyle oldu.Fakat okul bitince oyle oldu ve teklifler hic ummadigim yerden geldi.simdi secim zamani dedim hayaller mi hayat mi diye.Okulda senin hocan gibi benimde bir yol gosterim oldu ve akademiyi secmem gerektiğinin isigini yaktılar.suan biyoteknoljide master yapiyorum.Hayallerimin ufak bir parcasini yasiyorum zorlaniyorum lisansimda gormediklerimi görüyorum hayata karsi olgunlasiyorum.insanlari taniyorum belkide. Icimdeki ogretme aski hic bitmicek belki birgun ogrencilerim olucak neden olmasin tabi..ama o hayalimin gerceklesmesi icin bu zorlu yollardan gecmem gerektigini ve tek olmadigimi senin bu yazinda anladim.O kadar kendimi buldum ki iyi ki yazmış ne de guzel yazmis coco dedim.Umarim hayatin bu akis yolunda kalbimin sesini dinledigim icin pisman olmam.. iyi insanlarin varligini hissediyor ve karsima cikanlarin iyi yönlerini görüyor olurum.(cok yazdim galiba bugun evde olup fazla ders calisinca boyle oluyor demek)iyi geceler;))
Zeynep said…
Hem öğrencilerin hem hastaların çok şanslılar cococum xxx
Anonymous said…
Uzun zamandır blog ve instagramınızı zaman buldukça takip ediyorum. Sanki yıllardır sizi tanıyormuşum gibi bir samimiyetiniz, doğallığınız var kesinlikle. Blogger ve vloggerlarda en itici durum ego ve bu sizde hiç hissedilmiyor. Akademik anlamda başarılarınızın devamını diliyorum, hep böyle kalın. Sevgiler
Anonymous said…
Fiziğiniz cok güzel tam benim ulasmak istediğim gibi.. Acaba nasıl besleniyorsunuz bansedermisiniizz :)
Hayatta sahip oldugun tum mutluluklari da problemleri de hosgeldiniz diyerek guler yuzle karsilayabilmen bana pozitif enerji veriyor. Doktora öğrencisiyim, aslında bitmek uzere.. Bu surecte kendimi odalara kapatmam ve asosyal olmak gerektigi tum cevrem tarafindan ima ediliyordu ve ben az kalsin buna inanacaktim. Farkettimki istedigim, cok arzuladigim bir yolu secerken de farkli zevklerimle ilgilenebilirim. Ayrica bu surecte evlenmek de yeni sorumluluklar doguracagindan korkuyordum. Hep sana şaşırıyordum. Ama dedim ya problemleri bile hosgeldiniz diye karsilayabilmek en azindan mutsuzluk ihtimalini azaltiyor. Evlenmek, eglenmek, hobilerinle ilgilenmek benim istegim ve ben tum olumsuzluklar karsisinda mutlulugumu bozmalarina izin vermiyorum. Mutluluk enerjin yayiliyor, tebrik ve tesekkur ederim Coco'cum..