Make your own magic


Merhaba:) Bu stilin fotoğraflar hazırdı, ancak size instagramdan ve snapchatten de bahsettiğim gibi yazının içeriği belli değildi. Onlarca güzel öneri gelmiş. Hepinize teşekkür ediyorum. Aralarında en çok gördüğüm, günlük yaşamımı nasıl planladığım, ders çalışırken kendimi nasıl motive ettiğim oldu. Bu ikisi dışında başka harika öneriler de vardı. Hepsini not ettim. İleriki blog yazıları için sizlerin önerileriyle içeriği oluşturmuş olduk beraber:))
Biliyorsunuz, üniversitede tam zamanlı olarak çalışıyorum, diş hekimiyim. Ama üniversitede çalışıyorsanız, akademik kariyer nedeniyle, diğer devlet hastanelerinde çalışan doktorların aksine sadece hasta bakmak değil, bilimsel projeler ve öğrenci eğitimi sorumluluklarınız var demek oluyor. Lafın kısası, işten çıkınca  işle ilgili herşeyi orada bırakanlardan olamıyorsunuz (dip not: öyle kişilere çok özeniyorum:) Çünkü günümüz koşullarında üniversitelerde özellikle araştırma görevlilerinin üzerindeki iş yükünü düşündüğümüzde, akademik olarak ilerleme çabalarınızı çoğunlukla iş dışındaki saatlerde yapmanız gerekiyor. Çünkü fakültede, hasta bakma, öğrenci eğitme, ya da bilimsel çalışmalarınızın klinik kısımlarını yürütebiliyorsunuz ancak. İşte o doktora tezini yazmak, ya da doçentliğe hazırlandığınız en aktif dönemde makalelerinizi yazmak iş dışında yaratacağınız zamana kalıyor. EVET, tam da bu zamanda beni motive eden sözler ortaya çıkıyor: 'Bir şeyi elde etmek istiyorsan, zor gelse de yapmak zorundasın!' Kendime en çok söylediğim bu oluyor, çünkü hayatta bazı şeyleri değiştiremiyorsunuz, ama kendinizi değiştirebilirsiniz. Yapacağım şeyleri öncelik listesine göre sıraya dizer, bir tanesini yoluna koymadan diğeri ile dikkatimi dağıtmamaya çalışırım. Ve ders çalışırken de, çalışma ortamıma, bana iyi gelecek şeyleri bulundururum. Giydiğim giysinin rahatlığından, ortamın ışığına, çevreden motive edici bir melodiden, kendimi iyi hissettirecek bir kahveye, kokulu bir muma, bir çok faktör önemli:))) Ve en önemlisi üzerinde çalıştığımız şeyi neden yaptığımızı kendimize hatırlatmamız... Amacımız ne? Şu an yapmamız gerekeni yapmazsak ne olur, yaparsak ne olacak? Zaten yanıtları biliyoruz sadece kendimize hatırlatarak motive olmak gerekli bence:) Örneğin bu ara ben, akademik hayatımda blogu ilk açtığımız zamanlara göre çok daha yoğun bir zamandayım. Blogda, doktoram bittikten  hemen sonra, 2012 ekim'de yazmaya başlamıştım. O zamanki ben ile şu anki ben arasında kesinlikle çok fark var. Blogla ilgili hobimde etkileşimlerim yıllar geçtikçe büyümüş olsa da, önceliklerimi bu yıl çok daha iyi anladım. O nedenle, iş hayatımda beni aksatmayacak ama olumlu besleyecek şekilde, o ince çizgide ilerliyorum. Ve dikkatli bir şekilde ilerlemek de zorundayım, çünkü işim nedeniyle bulunduğum akademik çevrenin büyük bir yüzdesi, sosyal medya ile ilgili yapılan bir hobiye çok da olumlu bakanlardan oluşmuyor. Bu nedenle blogla ilgili şeyleri beni işimden alıkoymak veya uzaklaştırmak yerine, kesinlikle kendime ayırdığım o boş zamanda beni motive ederek, ardından işime döndüğümde çok daha odaklı çalışmamı sağlayacak şekilde yapmaya özen gösteriyorum. Hiç şöyle bir an gelmiyor mu: ben ne yapıyorum, neden bu kadar koşturuyorum, iş bu kadar yoğun bir de blogla uğraşıyorum, bir an durmuyorum diye:) Evet bazen geliyor,  sanırım ruhumun ve vücudumun dinlenmeye ihtiyacı olduğu anlar, o zamanlar daha az paylaşım yapıyorum, daha çok kendimi dinliyorum. Peki, eğer blogla ilgilenmeseydim nasıl olurdu diye düşünüyorum... Hiç açmasaydım??? Sanırım bu kadar mutlu bir insan olmazdım. Çünkü gerçekten kendimi çok iyi hissettiren hobi alanı oluşturmuşum:) Buradan bu satırları yazarken, bir çok insanın bu satırları okuyacağını bilmek, kendimden paylaştığım şeylerle, başka hayatlara minicik olsa da dokunabilmek çok heyecan verici. O nedenle, hayatta ne olursa olsun, ne kadar sıklıkla yaptığınızın bir önemi yok, bence işinizin dışında sizi mutlu edecek bir hobi ile uğraşmak çok önemli. 
Peki bütün bunlar nasıl yetişiyor? Biraz daha somut örnekler vererek yazıyı toparlayayım:) Bu yazıda gördüğünüz fotoğraflar hafta içi bir gün işe gitmeden, o gün çok daha erken kalktığım için çekilebildi. Ama tabi bu hobimde tek başıma değilim, Çağdaş da bazı fedakarlıklar yapıyor. Fotoğraflar onun eseri:) Bir gece önceden yapacaklarımın listesini hazırlayıp, işte bu fotoğraflar çekileceği için giysileri odaya hazırlıyorum, fotoğraf makinesinin kartını takıyor, şarjını kontrol ediyorum:) Sabah evden her zamankinden 20 dk erken çıkınca bu fotoğraflar elde edilebiliyor. Ardından, işe geçiyor 20 dk erken kalkmış olmanın eksikliğini değil, bloguma içerik oluşturabilmiş olamanın mutluluğuyla o gün çok motive çalışıyorum. 
İşte kendimden örnek vererek, süslü olmayan, basit cümlelerle benim günümü ve geleceğimi planlamam bu şekilde. Okuyanlara, yazdığım bir satır bile iyi gelmişse ne mutlu. Asla bilgiçlik taslamak, yaşam önerileri vermek gibi bir konumda değilim, siz istediğiniz için böyle bir yazı şekillendi. Biraz da ben, kendimi size açmayı seviyorum sanırım. Birçok şeyi paylaşıyoruz, içinde bulunduğum gerçekleri sizlerle paylaşmak, samimi olmak güzel:) 
Bu kadar uzun yazdıktan sonra, biraz da kombinden bahsederek sizi bayıltayım:) İzmir'de hava hala bahar, o nedenle ince bir mont gayet günü kurtarıyor. Bu stili, yeni aldığım çantamı kullanmak için oluşturdum diyebilirim, çünkü bazı nesnelerin, maddi değil manevi değeri daha fazla oluyor. Geçen hafta kongrede sunum günüm sonrası kendime ödül aldığım bu çanta diğerleri arasında bu nedenle daha özel:)) Yazı ve stil bir arada oldu bu kez, yenileri için beklemede kalın diyorum o zaman:) #loveyou
Trençkot/Coat: Chicwish burada-here
Kazak/Sweater: Chicwish burada-here
Jean: Zara AW 14' benzeri-similar
Çanta/Bag: Michael Kors AW 15' burada-here
Bot/Botlar: Chicwish out of stock benzeri-similar
Güneş Gözlüğü/Shades: Miu Miu/Sunglass Hut AW 15' burada-here
Saat/Watch: Daniel Wellington burada-here

Sevgiler, Cocobolinho

Comments

Dilan Saydam said…
Ellerine sağlık cococum, paylaşımlarının iş yaşamında sıkıntı yaratmaması ve bol bol paylaşım yapman dileğiyle ...
Özge Polat said…
Öğrenciyim ve yazdıkların çok işime yarıcak. Kendimi böyle motive edeceğim çok teşekkür ederim. Benimde bir bloğum var gezmeni isterim https://birliste.wordpress.com inşallah bakarsın seni seviyorum😚❤
B Ramida said…
lovely outfit!

www.bstylevoyage.blogspot.com
Tülay Südemer said…
Cococum Merhaba yazin yine mükemmel olmuş kötü insanların kötü yorumlarına canını sıkma bizde yogun ve sitresli gunlerimizde senin güzel fotograflarin ve yazılarınla motive oluyoruz. Seni mutlu ediyorsa yazmaya devam et 😘 😘
Ayşin Gür said…
bayıldım denilebilir😊😊
modagak said…
Enerjin daim olsun balım kesinlikle kendi sihrimizi kendimiz yaratmalıyız 💪 seviliyorsun biliyorsun milyon kere söylemişimdir sana bunu 🙈 bir de çok çok öptümmm 😘😘😘
Anonymous said…
Bu fotograflardaki sac renginizi hala john frieda sac acici spreye mi borclusunuz yoksa boyatiyor musunuz? cok guzel bir rengi var :)
nur eriş kuran said…
Yeni, acemi bie blogger olarak yazınızı şevkle okudum. Motive edici şeylere bayılıyorum. Sizde öylesiniz. Sevgiler
Anonymous said…
Esin sitesiii
Burcu said…
Artık arkadaşımmışsın gibi hissediyorum cococum:) snap yayınlasa da izlesem diyorum :)
ASLI SEVGİ said…
Cococum yazılarını çok beğenerek okuorum çok başarılı ve içten ❤️��
GlassesShop said…
You're crazy beautiful.