Saturday, June 29, 2013

What to Wear? Vol. 2

Merhaba! Bu hafta artık sıcakların iyice bastırmasıyla siz de sabahları kalktığınızda ne giysem de rahat etsem sıcakta diyenlerden misiniz? Benim yaz aylarında birincil tercihim ince üstler ve şortlardan yana oluyor. İzmir sıcağı malum:) Eğer günü geceye bağlayacaksam ince bir ceket ve aksesuarlar ile tamamlamayı tercih ediyorum. Bu yaz oldukça moda olan parçaları incelemek isterseniz, aşağıda oluşturduğum kombinlerin ait olduğu Sheinside sitesine bir göz atabilirsiniz.  Ürünleri ayrıntılı olarak ve fiyatlarıyla görmek isterseniz, resimlerin altındaki isimlerine tıklayarak direk ulaşabilirsiniz:) Kombinleri beğenmeniz umuduyla!
Hi beauties! Summer has already started and it is so hard to decide what to wear in this hot weather. My favorite items for the summer is easy tops and shorts. When I go out at night I prefer to add a blazer and some accessories to make the look chic. I think you already heard about Sheinside, which offers fantastic choices, great quality and  trendy items. Today I decided to add some outfit combinations which shows my fashion taste. Below the each combo you can find the direct links to the Sheinside store. Enjoy shopping babes!

Bye Bye Google Friend Connect!

Merhaba güzellikler! Bugün günün yazısını paylaşmadan önce, sizlere önemli bir haber vermek istiyorum. Eğer blogumuzu GFC ile takibe alıyorsanız, 1 Temmuz 2013 tarihiyle GFC kapatılıyor, bu nedenle takip ettiğimiz blogların yeni yazılarını artık GFC'nin yeni yazılar bölümünde göremeyeceğiz. Biz izlediğim tüm blogları Bloglovin' ile takip ediyoruz ve sizleri de bekliyoruz.
Buradan, GFC deki takip ettiğiniz blogları Bloglovin'e nasıl aktaracağınızı bulabilirsiniz. Style&Glaze'in takibe almayı unutmayın! :)))
Hi dolls! May be you already heard about that GFC is shutting down from the 1st of July. If you don't want to loose the blogs you follow, you can easily transfer the list from GFC to Bloglovin'. (here
Don't forget to follow Style&Glaze:))
Love,
Style&Glaze

Friday, June 28, 2013

Front Row 18

Merhaba, şimdiden mutlu hafta sonları! Yoğun iş temposu arasında çekilmiş yeni kombin fotoğrafları ile karşınızdayım. Bu sezonun modası file detayına bayılıyorum ve bu etek tam aradığım bir modeldi. Kalem etekleri dökümlü bluzlarla giyip topuklularla tamamlamak beni tanımlıyor sanırım:) Neon renkler aksesuarlarda çok rahatlıkla kullanılabiliyor ve özellikle sade tonlu kombinleri hareketlendiriyor. Umarım resimleri beğenirsiniiiiz:)
ps: Milasorta çekilişimiz için son iki gün!!!! (tık tık!)
Hi dolls! Mesh detailes are one of the trends of this summer and I felt in love with this skirt when I saw it on Front Row. Also I decided to combine it with a loose tee which makes the look chic:) Ankle strap sandals are must haves of all the times I think. I added a neon clutch this look and of course my Rings and Tings accessories and Firmoo sunnies. I hope you like the look!

Thursday, June 27, 2013

Flormar Lights of Flowers Collection and Solotica Hidrocor Verde Marine Contacts

Merhaba, Flormar'ın yenilikleri bitmiyor ve beni şaşırtmaya devam ediyor. Bugün tanıtmak istediğim Lights of Flowers koleksiyonu yaklaşık 1,5 ay önce satışa sunuldu. Ben de satışa sunulduğu ilk gün gidip mavi farı ve maskarasını almıştım. Hatta instagramımda (@evremedusa) resimlerini paylaştım. Sonrasında Flormar'ın yolladığı ürünlerle birlikte koleksiyona ait birçok ürünü deneme şansım oldu. Bu ay ülkemizin içinde olduğu durumlardan dolayı gecikmeli olarak Flormar Lights of Flowers koleksiyonu ürünleri ve makyajı....
ps: Milasorta Şapka çekilişimiz için son 3 gün:) (buradan katılabilirsiniz)
Hi, Flormar continues to surprise me with their wonderful collections. The latest makeup collection for spring-summer is called Lights of Flowers. This collection includes eyeshadows, bb creams, lip glosses, mascara, blush and powders. The first day of its release I brought this lovely blue eyeshadow and mascara and the next week Flormar send us the other stuff for review. Hope you enjoy the collection and makeup look!

Wednesday, June 26, 2013

Flower Pots

Merhaba! Yazın gelmesiyle haftasonunu Çeşme'de geçirmemiz, arka fonu çok neşeli kombinler yakalamamızı da sağlıyor. Plaja gitmeden hemen önce, bikinilerin üzerine giyilen giysilerle çekilmiş bu resimleri ben çok sevdim. Yazın kazak giyilir mi demeyin,  ince ve dökümlü olanları şortlar ile çok güzel kombinleniyor. Zaten yaz kıyafeti demek, şort-sandalet ve ince bir bluz demek benim için:) Aksesuarlara ne kadar düşkün olduğumu bilirsiniz, yaz-kış benim için farketmiyor, takıp takıştırıyorum, içimde aslında bir kokoş yaşıyor, arada böyle dışarı fırlayıveriyor:) Umarım resimleri beğenirsiniz, öpücükler!
ps: Milasorta çekilişimize hala katılabilirsiniz (tık tık!)
Hi dolls! Here's an another summer look which was shot in Çeşme. At weekends we go to the seaside for getting away from the city chaos. This time, I wore a distressed floral sweater and combined it white lace shorts. Also I love wearing accessories, that's why I always use them a lot! I hope you like this simple chic look. You can see the direct links of the outfit details below. Have nice week beauties:)

Tuesday, June 25, 2013

Essence Floral Grunge Collection: NOTD series (part V: 05 Be Flowerful)

Merhaba, malumunuz bir süredir blog yazmaya ara vermiştik. Nedenlerini hepimiz biliyoruz ve biz de yazılarımızda buna yer verdik. Artık geri dönmenin uygun olacağını düşündük bu yüzden ben de Essence Floral Grunge koleksiyonu ojeleriyle yaptığım NOTD serisinin son ojesini sizlerle paylaşmak istiyorum. Diğer renklerini merak ediyorsanız Haziran ayı postalarımızın içerisinde bulabilirsiniz. 01 numara Be Flowerful (The Shine) yavruağzı-pembe tonlarında çok güzel bir oje. Fotoğraflarda 3 kat uygulanmış halini görmektesiniz. Gelelim fotoğraflara...
Hi, we stopped posting for 21 days because of the bad situation and protest in our country. We decided to move on and here we are posting again. I was in the middle of a NOTD series when protests began so this is the last nail polish of Essence Floral Grunge Collection which is called 01 Be Flowerful (The Shine). This is a lovely pinky orange polish that has a wet look finish. On photos there are 3 coats and I should say that I loved this nail polish and it's a really summery color. Let's move on to photos... 

Saturday, June 22, 2013

Sweet Summer-Milasorta Çekilişi

Uzun bir aradan sonra güzel bir cumartesi gününde tekrar yazıyorum:) Merhaba! 
Malum artık yaz tamamen geldi, İzmir'de yaşamanın bir güzelliği de hafta sonları Çeşme'ye gidebilmek...Yaz sezonunu açtığımıza göre blogda bol bol deniz kenarı arka fonlu yazılar sizi bekliyor olacak. Bugün ise size ayrı bir süprizim var. Bu kombinde çok severek kullandığım Milasorta marka çiçekli hasır şapkanın aynısı sizin de olabilir (tık tık). Güneşli günlerde vazgeçilmez aksesuarım olan güneş gözlüğünün yanında, hasır şapkaları da kullanmayı çok seviyorum. Eğer siz de beğendiyseniz mutlaka çekilişimize katılımlarınızı bekliyoruz. Şartlarımız ise çok basit:
1) Milasorta'yı facebook (buradan), twitter (buradan) ve instagram (varsa) (Milasortaaccessories) hesaplarından takip etmeniz ve Milasorta'nın online sitesine üye olmanız (burada),
2) Blogumuzun Google Friend Connect (GFC) ile izleyicisi olmanız,
3) Facebook, twitter ve instagram hesaplarındaki isimleriniz ile e-mail adresinizi içeren bir yorum bırakmanız yeterli!
Çekiliş 30 haziran 2013'te son bulacaktır. Kazanan şanslı kişi Milasorta'nın facebook, twitter ve instagram hesaplarından 2 Temmuz Salı günü ilan edilecektir.
Hi! It's been a long time, but we're back! 
Summer season is officially started here, so it means you'll see lots of seaside looks on Style&Glaze:) I love wearing basic outfits in summer, as you can see in this look. Sunnies and hats are my favorite summer items and I use them almost everyday. Enjoy the photos, hello again beauties:)

Friday, June 21, 2013

We are Back!

Uzun bir aradan sonra merhaba!
Blogumuza rutin yazılarımızı eklemeden önce neden 21 gündür yazmadığımızla ilgili ufak birşeyler söylemek istiyorum.
Yukarıya eklediğim siyah beyaz kare benim için çok anlamlı.

1) Beyazı ekledim çünkü, artık daha aydınlık bir Türkiye umudumuz var.  Televizyon ve bilgisayardan başını kaldırmayan, kare kafalı:), kitap okumadığı iddia edilen, apolitik 80-90 gençliği Ata'sına olan bağlılığını ve inancını göstererek, bu ülkenin mışıl mışıl uyutulmuş insanlarını uyandırdı. Bu yaşananlar  belki de Gezi Parkı'nda iki tane ağacın kesilmesine tepki olarak başladı ama kökeni sadece ağaçlar değildi. Çalkalamaktan köpürmüş bir gazozun kapağının patlamasına sebep oldu sadece. Milyonlar sokağa döküldü, anamı da aldım gittim Gündoğdu'ya. Gezi'dekilere, Kuğulu Park'takilere destek oldum tüm kalbimle. Orantısız zekayı, espri anlayışını, aydınlık insanları görsün tüm dünya diye:) Artık daha güzel uyanıyorum sabahları, çünkü biliyorum ki, haksızlıklara karşı artık sessiz kalınmayacak! Mustafa Kemal Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi her zamankinden daha bir anlamlı artık, damarlarımızda dolaşan asil kanın farkına vardık. UMUTLUYUM!

2) Siyahı ekledim çünkü, yaşadıklarımız çok derin yaralar da bıraktı. Annelerin yürekleri yandı, evlerin ocakları söndü. Kaybedilen 4 insan bizi halkımızdandı. Halkı halka karşı getirmek kadar büyük bir yanlışlık yapılabilir mi? Malesef yapıldı. Kaybettiklerimizi unutmamak, yaşanılanlardan ders çıkarıp, daha aydınlık günler için çabalamak, yakınlarını kaybedenlerin kalplerine bir nebze de olsa su serpecek, yaralanan, gözlerini kaybedenlere yaşama umudu verecektir. UNUTMAYALIM!

3) Siyah-Beyaz renklerini ekledim çünkü, ÇARŞI grubu sadece taraftar grubu olmadığını herkese gösterdi. Lideri olmadan, para karşılığı değil, Atatürk ve vatan sevgisiyle, bütün olmak için tamamen kendiliğinden gelişen bu halk hareketine gönülden katıldılar. Beşiktaş'a gönül vermiş, her maçında tezahürat yapan, zaten toplu hareket eden bu taraftar grubunun (ki ben Beşiktaşlı değilim), bir arada hareket etmesi malesef 'Örgüt' damgası yemelerine bile sebep oldu. ÇARŞI, zifiri karanlıkta en güçlü ışık olduğu için çok yıllar sonra bile hatırlanacaktır!

Blogları, blog yazarlarının sesini duyurmak için kullandığı mesaj panoları olarak gördüğümden, gerek sosyal ağlarımda (instagram, twitter, facebook), gerekse de burada, o zor günlerde bazı paylaşımlarda bulundum. Yarın itibariyle eski düzene geri döneceğimizi belirtmek istiyorum. Herşeyin daha güzel olacağı umuduyla, SEVGİLER!

Style&Glaze

Dear readers, we are back! After a long break, we start to write in our blog again. We couldn't write anything about fashion and make-up lately, because of the protests in our country which affects every Turkish, Mustafa Kemal Atatürk beloved people. If you haven't see the news please read my this post: here
But now, after 21 days, everything is better. Yes, there are turkish people in my country who supports this government. But now, the world knows that also there are turkish people in my country who doesn't support this government. And all we want is more peace, freedom, not new rules which designs our lives.
I can say we have hope now. And I want to finish this post with the words of a protestor:

'Our resistance will continue until victory. We would like to save Turkey's freedom and keep it for the future. Because of that we will be here today, tomorrow and every day until we are exhausted'

Here are some links where you can have more info:
here, here and here!

Peace
Style&Glaze

Tuesday, June 11, 2013

GEZİ PARKI DİRENİŞİ İÇİN BİLDİRİ


Sansürün her türlüsü virüstür. En sinsi, en yaralayıcı, en ölümcül olanı da otosansürdür. Otosansürün köreltici, gerçeği denetim altına alan, uyuşturucu karakteri ona yadsınamaz bir “yasallık” kazandırmıştır. Toplumlar bu virüse bağışıklık kazanırlarsa özgür düşünceyi, gerçeği karakutuya tıkarlar. Nedense, istikrarlı biçimde o karakutular hep kayıptır ya da iktidar sahiplerince yok edilir.


Kişi fikirlerini açıkça dile getiremiyorsa ancak sahte bir yaşama eyleminden söz edilebilir. Korku, sinmişlik bir yaşama biçimi değil, ölme biçimidir. Bir ağaç basit bir simge olabilir, yaşadıkça canlı bir simgedir: Özgürce yaşamak isteyen insanlar kukla değildir. Kimse yaşama iradesini, yeryüzündeki en temel özgürlük olan nefes alma özgürlüğünü denetim altına alamaz. Nefes almayan bir toplum düşünemez: düşünmeyen bir toplum geriler, tek bir düşünceye hapsolur, tektipleştirilir. Geri kafalılığın, dargörüşlülüğün kuklası haline gelir. Artık yaşanan toprak, toprak değil kör noktadır. Toplumlar “yaşanacak yer” kurarlar, “ölünecek yer” değil.

Biz, özgür, bağımsız düşünceyle yazılan kitapların bir özgürlük alanı oluşturduğuna, bu kitaplarla kurulan dostluğun dönüştürücü, gerçek bir ilişkiye hayat verdiğine inanıyoruz. Kitaplarla nefes alıyor, kitaplarla varoluyoruz. Çünkü özgür, bağımsız, yaratıcı düşünceye merak duyuyor, bilgiyi ve özgür düşünceyi yaymak suretiyle gerçeği bilmek ve paylaşmak istiyoruz.

Türkiye Medyası karakutuları açma iradesini bir an önce gösterip gerçeği dile getirebilmelidir.

Gün “küçük bir azınlık” ya da “marjinal” olduğu iddia edilen, görmezden gelinen, ötekileştirilmeye çalışılan insanların nefes alma özgürlüğünü bir arada, yan yana icra etme günüdür. Farklı renklerin estetiğini, direnme gücüyle birleştirip direnmenin estetiğini sergileme günüdür. Gün güzelden, iyiden yana, bağımsızca, korkusuzca yaşadığımızı, nefes alma hakkımızı kullandığımızı dile getirme günüdür.

Bu dumanı, gaz bulutunu kaldırın, bırakın herkes nefes alsın, zihinler aydınlansın.

Silah korkaklığın simgesidir.

İnsan da ağaç gibi direndikçe güzeldir.

EDİTÖRLER PLATFORMU


Tuesday, June 4, 2013

For Our Foreign Readers: Please Read and Share!

#OCCUPYGEZİ
For our dear foreign readers,
Please direct your attention to what's happening in Turkey; and join us in our cause! A peaceful sit-in was started a couple of days ago to protect a small park at the heart of İstanbul and prevent it being turned into a shopping mall. These responsible citizens were brutally attacked by the police under orders of the current government.
This assault resulted in a greater support for the protests by the residents of Istanbul, which was followed up in most major cities. These events quickly developed into protests against the recent actions and pressure of the government: restrictions on advertising, selling, and consumption of alcoholic beverages; building of a third intercontinental bridge that will destroy Istanbul's forests. They managed to get a powerful reaction from an apolitical generation of bright and educated people by dealing excessive injustice.
Unfortunately, these happenings are not covered by the Turkish media which are controlled by the government. We are our own media and we have to spread these news! There are only few channels, press agencies and newspapers covering these events and the excessive force carried out by the police. These respectable people also received their share from the violence. Their equipment were damaged and they were gassed intentionally to prevent them from covering the police brutality. GSM signals were jammed and mobile internet was blocked in Taksim. Yet, Taksim inhabitants, in admirable cooperation, removed the passwords from their internet connection to help distribute news, photos and videos.

All public transportation to Taksim area was cancelled since yesterday to prevent the rest of the responsible citizens to join with the main protest group. Yesterday, the last group that arrived to Taksim with metro was attacked with gas canisters along with the tourists and other people while they were still in the metro station, an indoor area.
Today, people are crossing continents on foot to reach Taksim, by walking tens of miles while chanting the national anthem and national marches. People have unified: leftists, rightists, religious socialists, supporters of rival teams. Doctors posted their cell numbers to supply first air to people stranded at locations where ambulances cannot reach. Lawyers posted their cell numbers represent people taken into custody.

Police is generous in distributing mayhem of peace and order. They are aiming the heads and bodies of peaceful protestors with gas canisters and water canons in hope for incapacitating by permanently injuring them while provoking others. Their gas supplies are depleted and are calling for reinforcements from other cities. Many people were injured and hospitalised, and unofficially there are many deaths.
Many people are suffering from cerebral trauma, among whom are even reporters and a member of the parliament who came to support the cause. Also street animals were affected by the tear gas and protestors and local people are helping them.
The gas used by the police is not a tear gas, but pepper gas, which is not supposed to be used on humans according to European standards. It stings the throat and lungs rendering people breathless as well as sightless. It triggers asthma even on healthy individuals. It causes people to puke and suffer in agony.

The civil unrest is like a phoenix rising from the ashes. Not only in İstanbul also in Ankara, in my city İzmir and so many other cities, this resistance has started. Spread the word and help us in our quest for protecting our parks, forests, freedom expression, and civil rights tyranny.




*Yazının çoğu kısmı arkadaşım Özgür Kaya'nın Facebook'ta 01.06.2013 tarihinde paylaştığı durum güncellemesinden alınmıştır. Buradan ona çok teşekkür ediyorum. 
I'd like to thank my friend Özgür Kaya, to consent me share his Facebook profile page status here.

Peace,
Style&Glaze